aşk; kovalamacanın demir parmaklık halidir. özgürlüğü düşünmek bile abestle iştigaldir. zira işgal olmadan aşk, aşk olmadan devrim, devrim olmadan özgürlük olmaz. katil olmak için...
tütsümün dumanına karışan sigaram. günün en işlek saatinde, en işlek caddesinde bomboş biriyim. veya gibiyim. insanlığın sonunu anlamaya çalışırken, başlangıcını anlayamadığımı kavrayamamışım. her tezimi çürürken seyretmeye bayılıyorum. inşaatına...
yüreğimdeki kan kurumadan dönerim belki kelimlerin deryasına.. hoşçakal şiirimsi bir bakışın maktulu
neden bitiyorki içimdeki bu şiir neden başladığını bile bilmez iken diken aslında korumasıdır gözün budaktan sakınmalı gülü nezaket timsali bir kadına kim tükürebilirki!!! cesaret etsem kıskanır saç yapan maskelerbıraksam...
Sana; senin kadar koşabilmeyi o kadar çok isterdim ki!! karanlıkta ölebilmeyi güvercinin kanatlarında süzülür gibi mütevâzı bir sevinci çığlık çığlığa paylaşarak bayat ekmeğin arasına sıkıştırılmış neşeyi tıkasa da sinsi cümleler boğazıma gam yemem...
“coğrafyalar acı çeker, çektirdiği insanlara anne karnında hayat ne kadar da rahat” küllenmiş yıllar okşuyor esaretikapı gıcırtısına ses veriyormasanın üzerinde ölümden kalanhoşça kalmahpus...
-kalk ve diril veya sus ve dinle yeryüzünün en vahşi yaratığını-giderken arkana bak ve ağlasavrularak süzülsün gözlerin göğekorkak ve isyan kıvrımlarınıve duvarlarında dikenli çiçekler bırakki...
ve bir babaölmüş çocuk aklındave bir çocukölmüş baba aklındave akıllarda kalan ölmüş bir çocukve bir baba
Bir şiirim vardıağlayamayan bir güverciningözyaşı bezlerine yazılmış yaşlanırken geçmişimetane tane umuda bağışladığımbir şiirim vardıloş duvarların üstüne kanımla yazdığımbeklerken ecelimibir kor akşamı kadar yakındı (nefesi) ...
hiç bir yerde fotografı yok aklımın rahat ol hayat ölecek kadar uzun, yaşayacak kadar kısadır. yaşadığımdan bilirim ölümü yoksa yaşanmamışların girdabından uydurumuyorum hem geçici demiş doktor şizofrenik nöbetlerimi koruyormuşum kendimi seviyormuşum seni...
feryat eder bir kadınzalim yutmuş yavrusunu haydi metinkoş metin vur, vurul Allah için..
ceketim ve buruk sevgim.koynumda yılan beslemişim tükürdüm yüzümeıslak bir yaş kızına ağlayan bir anne ve tir tir bir sevdayankılanıyor kaçamak rüyaları yaşayan bir aşk-ı çilede dem vuruyorum...
kapı eşiğine sıkışmış hayatım ne olur rüzgar esip tutuşturma yangınları canım acıyor, her gittiğinde avuçlarımdan rüyaların sokuldu yanıma düştüğü yeri yakan ateş zemheri ve ıssız bir sessizliğin içinde çalınan...
meğer hiç rastlamamışım bana, ne kaldırımlarda nede yalnızların arasında.beni ben sanıp kaçtığım yarınlar ve bu bütün yarınlardan doğacak olan sana ;bir ağıtmıdır yaşadığım bu hazin...